Kayak Merkezleri

Öneriler:

Dört-Mevsim Tatil Yerleri Geliştirmek İçin Uygun Araziler
Yüksek ve etkileyici dağlar, faydalı iklim şartları, temiz hava ve eşsiz doğa
Serbest tatil yer masterplanı
Tam olarak sağlanmış mühendislik program ağları ve uygun dış altyapısı

Acara’da Turizm Eğilimi

Kendi yüksek potansiyeli ile(toplam yatırımların %43) turizm Acara’nın öncül sektörüdür.
Hayvanlar ve bitkiler çeşitliliği muhteşem orman ve dağlı manzaraları sunmaktadır.
Acara Topraklarının %85 dağlıdır. Yüksek dağlarının yüksekliği 3000 m’dir.
Doğal kaynaklar bolluğu yıl boyunca çeşitli turizm aktiviteleri gerçekleştirme olanağı sağlamaktadır.
Doğada gerçekleştirilebilir aktiviteler: balıkçılık, binicilik, avlama, otostop yapma, mağaraları gezme, kayak yapma.
Liberal Vize Rejimleri / uluslararası hava, demiryolu, deniz ve karayollar ağları.
Acara’da mevcut olan Uluslararsı Marka Otelleri(Raddison, Sheraton, Holiday İnn, Hilton, Kempinski).
Misafirperver halk tarafından önerilen yerel folklor, el sanatı ve enfes Acara mutfağı.
Turistler tarafından çekici bulunan ve etnik çeşitliliğinin oluşturmasına sebep olan farklı kültürlerin tarihi kavşağı.
230′dan fazla tarihi, arkeolojik, dini ve mimarı anıtlar.

Projenin ana amacı dağlı Acara’da çağdaş, etkili ve rekabetçi kümeleri geliştirmek. Bu kümeler misafirlerine dört mevsim boyunca hizmet edecektir.

Goderdzi

Araba ile Batumi’den 2 saat uzaklıkta
Maksimum yükselişi deniz seviyesinden 2400m.
Kasım-Nisan aylarında dağlar karla kaplıdır
Bakir doğa ortamı ziyaretçilere müthiş deneyimleri, temiz hava ve dünya standartlarında manzaraları sunmaktadır
HOK Planning Group tarafından hazırlanmış masterplanı
Projenin amacı dört-mevsim tatil yeri olarak bölgenin fırsatlarını çoğaltmaktır
Turizm altyapısını geliştirmek için 633 he’lık alan.
Yaklaşık 150 he’lık kayak yapmaya elverişli alan.
maksimum kayakçı kapasitesi 7000
Acemi ve

Yatırım Önerisi

Yatırımcılarımıza otellerin, konukevlerin, villaların, oturma evlerin, lokantaların, çeşitli eğlence merkezlerinin inşaatı önermekteyiz.

Kedlebi

Batumi’den 90km uzaklıkta, deniz seviyesinden 1500 m yükseklikte
2 teleferik (300m ve 150m)
Mevcut olan 50 kişilik kayakçı okulu
Kayak ve eğitmeni kiralama olanağı
Mevcut olan 150 turisti ağırlama kapasitesine sahip olan 25 konukevi konukevi

Yatırım Önerisi

Yatırımcılarımıza otellerin, yazlık evlerin, konukevlerin inşaatını önermekteyiz.

Gomarduli

En büyük tatil yerlerinden birisi olan Davos(İsviçre)’a benzer iklim şartları
Kayakçılar için mevcut olan teleferik(300m)
Mevcut olan 30 konukevi(250yatak)
Yapım aşamasında olan 5 yeni yazlık evi(60 turist)
Ailece tatil yapmak için mükemmel çevre
Planlanmış projeler: yazlık evler, parklar, kültürel ve spor merkezleri, 5 lokanta, 5 otel, 30 konukevi, kaya tırmanışı ve dağcılık okulu, yapay göl(yazın), ve buz pateni yapma sahası(kışın).

Yatırım Önerisi

Yatırımcılarımıza otellerin, yazlık evlerin, konukevlerin inşaatı önermekteyiz.

Ghoma – Tsinavela
Deniz seviyesinden 2194m yükseklikte
1000 turisti ağırlama potansiyeli
Projenin amacı dört-mevsim tatil yeri olarak bölgenin fırsatlarını çoğaltmak
Acemi ve deneyimli kayakçılar için çekici ortam
Planlanmış projeler: 25 otel, parklar, kayak yolları, kafeler ve lokantalar, bilardo, paten sahası, ılıca ve ısıtmalı yüzme havuzu(kışın), spor sahaları, açık lokantalar, sinema, binicilik, kvadrosikl sürme ve otostop yapma, kamp yapma ve helikopter iniş alanı.

Yatırım Önerisi

Yatırımcılarımıza otellerin, konukevlerin, villaların, oturma evlerin, lokantaların, çeşitli eğlence merkezlerin inşaatı önermekteyiz.

orta derecede kayakçılar için mükemmel fırsat.

Serbest Turistik Bölge

SUNULANLAR:

Ücretsiz Arazi
Ücretsiz Otel Master Planı
Kazanç ve Gayrimenkül Vergilerinden 15 Yıllık Muafiyeti
Devlet tarafından sağlanmış mühendislik program ağları ve elektrik, doğal gaz, su ve yeni yolları içeren altyapı

 

Acara’da Turizm Eğilimi

Kendi yüksek potansiyeli ile turizm Acara’nın öncelik sektörüdür (toplam
yatırımların% 43)
Doğal kaynakların çeşitliliği yıl boyunca farklı turistik aktivitelere elverişlidir
Bölgenin yıl boyunca turistik mekanı olarak tanıtım inisiyatifi
Acara’da mevcut olan uluslararası otel markaları (Radisson, Sheraton, Holiday Inn, Hilton, Kempinski)
Gazino ve 100 odadan fazla olan oteller için lisans masraflarından muafiyeti
Turizm alanında faaliyet gösteren şirket için lisanın ihtiyaç olmaması
70′den fazla ülke vatandaşları için vizeye ihtiyaç olmaması
Uluslararası hava, deniz ve demiryollar ağları
Çeşitli kültürler karışımı, muhteşem mutfak ve muazzam misafirperverlik

Kobuleti Serbest Turistik Bölgesi

Kobuleti Batı Gürcistan’da Acara Bölgesinin deniz kıyısında olan kaplıcalar şehridir
Yıllık ortalama sıcaklığı +14.5 C
Önerilen arazi konumu – Kara Deniz kıyısından 120m uzaklıkta
‘Piçvnari’ (çam ağacı ormanı) eşsiz mikroiklimi
30 otel için geliştirim alanı 12 hektardır
Her otel için yatırım aralığı 1-2 milyon ABD Dolarıdır

Tikeri Ormanı Avlama Kulübünde Yatırım

Öneriler:

Tikeri Ormanında Avlama Kulübü Geliştirmek İçin Uygun Arazi
Vahşi orman, çeşitli bitkiler ve hayvanlar, temiz hava ve dokunulmamış çevre
Serbest avlama kulübü masterplanı
Tam olarak sağlanmış mühendislik program ağları ve uygun dış altyapısı

Acara’da Turizm Eğilimi

Kendi yüksek potansiyeli ile(toplam yatırımların %43) turizm Acara’nın öncül sektörüdür.
Hayvanlar ve bitkiler çeşitliliği muhteşem orman ve dağlı manzaraları sunmaktadır.
Acara Topraklarının %85 dağlıdır. Yüksek dağlarının yüksekliği 3000 m’dir.
Doğal kaynaklar bolluğu yıl boyunca çeşitli turizm aktiviteleri gerçekleştirme olanağı sağlamaktadır.
Doğada gerçekleştirilebilir aktiviteler: balıkçılık, binicilik, avlama, otostop yapma, mağaraları gezme, kayak yapma.
Liberal Vize Rejimleri / uluslararası hava, demiryolu, deniz ve karayollar ağları.
Acara’da mevcut olan Uluslararsı Marka Otelleri(Raddison, Sheraton, Holiday İnn, Hilton, Kempinski).
Misafirperver halk tarafından önerilen yerel folklor, el sanatı ve enfes Acara mutfağı.
Turistler tarafından çekici bulunan ve etnik çeşitliliğinin oluşturmasına sebep olan farklı kültürlerin tarihi kavşağı.
230′dan fazla tarihi, arkeolojik, dini ve mimarı anıtlar.

Projenin ana amacı dağlı Acara’da çağdaş, etkili ve rekabetçi kümeleri geliştirmek. Bu kümeler misafirlerine dört mevsim boyunca hizmet edecektir.

Tikeri Ormanında Avlama Kulübü

Proje avlama kulübünü, lokantasını, otelini (12 odalı), silah deposunu, otopark alanını ve idare binasını içermektedir.

 

3 Fonksyonel Bölge:
– İdare binası/otopark alanı(36)
– Lokanta(100 kişilik) ve kulüp bölgesi
– Meskun bölgesi
Profesyonel ve acemi avcılar; toplu etkinlikler ve ailece tatil yapmak açısından bu kulüp Gürcistan’ın geleneksel yemekleri ve Tikeri Ormanının güzel manzaralarıyla beraber turistler için müthiş bir tatil yeri olacaktır.

Kobuleti Ekoturizm Merkezi olan İspanideYatırım

Öneriler:

Ekoturizmi Geliştirmek İçin Turbalık Alanı
Dokunulmamış çevre, özel ekosistem, korunmuş biyo-çeşitlilik ve özgün bitkiler
Serbest masterplanı
Tam olarak sağlanmış mühendislik program ağları ve uygun dış altyapısı

Acara’da Turizm Eğilimi

Kendi yüksek potansiyeli ile(toplam yatırımların %43) turizm Acara’nın öncül sektörüdür.
Hayvanlar ve bitkiler çeşitliliği muhteşem orman ve dağlı manzaraları sunmaktadır.
Acara Topraklarının %85 dağlıdır. Yüksek dağlarının yüksekliği 3000 m’dir.
Doğal kaynaklar bolluğu yıl boyunca çeşitli turizm aktiviteleri gerçekleştirme olanağı sağlamaktadır.
Doğada gerçekleştirilebilir aktiviteler: balıkçılık, binicilik, avlama, otostop yapma, mağaraları gezme, kayak yapma.
Liberal Vize Rejimleri / uluslararası hava, demiryolu, deniz ve karayollar ağları.
Acara’da mevcut olan Uluslararsı Marka Otelleri(Raddison, Sheraton, Holiday İnn, Hilton, Kempinski).
Misafirperver halk tarafından önerilen yerel folklor, el sanatı ve enfes Acara mutfağı.
Turistler tarafından çekici bulunan ve etnik çeşitliliğinin oluşturmasına sebep olan farklı kültürlerin tarihi kavşağı.
230′dan fazla tarihi, arkeolojik, dini ve mimarı anıtlar.

Projenin ana amacı dağlı Acara’da çağdaş, etkili ve rekabetçi kümeleri geliştirmek. Bu kümeler misafirlerine dört mevsim boyunca hizmet edecektir.

 

 

Kobuleti Rezervi – İspani Bataklık

İspani Bataklığı olan Kolkheti ovası kendi bio-çeşitliliği açısından dünyanın en önemli bölgelerden birisidir.
Eşsiz bataklık ağırlıklı İspani Bölgesi özel ekosistemi yaratmaktadır. İspani Bataklık Kobuleti kıyısından 1 km uzaklıktadır.
Alanı 250 he olan bataklıkta ıslahatından önce Kolkheti ovasında mevcut olan değişik bitkileri muhafaza edilmektedir. İspani Bataklığında sözde ‘tampon’ yaratan yosunun eşsiz cinsine ve Gürcistanın ‘Kırmızı Kitabı’nda mevcut olan bitki türlerine rastlanmaktadır.
Bu alan sonbahar ve ilkbahar dönemlerinde kuşların toplandığı mekandır.
1999 yılından beri bataklık Gürcistan Hükümeti tarafından koruma altına alınmış durumundadır.
İspani Bataklığı önemli arkeolojik anıtları da saklamaktadır. 1964 yılında yeni drenaj kanalı kazma sırasında eneolitik-erken bronz çağa(milattan önce 3-4 bin yıl) ait yerleşimlerin izileri bulundu.

 

 

Master planı

Masterplanına göre bölge ikiye bölünecektir: tampon ve iç bölgesi

Ziyaretçiler Merkezi:
40-50 kişilik bilimsel-eğitici konferans salonu
6 misafir odaları
10-12 aracı için müsait bir otopar
Yemek için ayrılmış alan
Su kanalı bot Iskele ile
Fidanlık
İç bölgesinde öngörülmüş inşaat:
2 kırevler kütlesi(36 ziyaretçi için 12 ahşap kırevi)
Gözetleme külesi
Bağlantı sağlayan köprüler

Tcharnali ve Kedkedi Rekreasyon Kompleksleri

Öneriler:

Rekreasyon Bölgesinin geliştirilmesi için araziler
Dokunulmamış çevre, güzel doğa, müthiş manzaralar ve sıcak iklim
Serbest masterplanı
Tam olarak sağlanmış mühendislik program ağları ve uygun dış altyapısı

Acara’da Turizm Eğilimi

Kendi yüksek potansiyeli ile(toplam yatırımların %43) turizm Acara’nın öncül sektörüdür.
Hayvanlar ve bitkiler çeşitliliği muhteşem orman ve dağlı manzaraları sunmaktadır.
Acara Topraklarının %85 dağlıdır. Yüksek dağlarının yüksekliği 3000 m’dir.
Doğal kaynaklar bolluğu yıl boyunca çeşitli turizm aktiviteleri gerçekleştirme olanağı sağlamaktadır.
Doğada gerçekleştirilebilir aktiviteler: balıkçılık, binicilik, avlama, otostop yapma, mağaraları gezme, kayak yapma.
Liberal Vize Rejimleri / uluslararası hava, demiryolu, deniz ve karayollar ağları.
Acara’da mevcut olan Uluslararsı Marka Otelleri(Raddison, Sheraton, Holiday İnn, Hilton, Kempinski).
Misafirperver halk tarafından önerilen yerel folklor, el sanatı ve enfes Acara mutfağı.
Turistler tarafından çekici bulunan ve etnik çeşitliliğinin oluşturmasına sebep olan farklı kültürlerin tarihi kavşağı.
230′dan fazla tarihi, arkeolojik, dini ve mimarı anıtlar.

Projenin ana amacı dağlı Acara’da çağdaş, etkili ve rekabetçi kümeleri geliştirmek. Bu kümeler misafirlerine dört mevsim boyunca hizmet edecektir.

 

Çarnali Rekreasyon Kompleksi

Çarnali Nehri Vadisinde konumlanmaktadır (900m)
İdare binası
Lokanta(100 kişilik)
Sauna kompleksi(6 sauna, yüzme havuzu ve ılıca merkezleri)
60 turist için ahşap kırevleri(6+4)
2 köprü
Otopark(20 araba)
Hoş ve zevkli çevre

 

Kompleks vadi boyunca uzanmış farklı fonksiyonel bölgelerden oluşturmaktadır. Bçlgeden bölgeye özel golf arabasıyla, bisikletle ve yürümekle ulaşılabilir.

Kedkedi Rekreasyon Kompleksi

Kedkedi denize yakın olan Gonio ve Kvariati gibi tatil köylerinden dağ patikasıyla ayrılmış Kedkedi İlçesinde konumlanmaktadır(uzunluk 13km).

Maçakhela Nehri çevresinde konumlanmaktadır.
4 kütleye ayrılmaktadır
İdare binası
Kafe (112 kişilik) ve lokanta (126 kişilik)
Spor bölgeleri: basketbol, tenis vs.
Çocuk parkı ve bisiklet sürme alanı
Ahşap kırevleri(8)
Köprü
Otopark alanı
Hoş ve keyifli çevre

 

Kedkedi İlçesinde inşaatı planlanmış kırevlerin tasarımı Acara evlerine benzemektedir. Kompleks turistler aileleri ve grupları için öngörülmüş tatil yeridir.

Kafkaslara Açılan Kapı: Batum

Osmanlı’nın derin izlerini taşıyan Gürcistan’a bağlı Acara Bölgesi’nin sahil kenti Batum, doğal ve kültürel mekânlarıyla dört mevsim cazip. Üstelik Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları için vizesiz.

Batum’un son yıllarda Türkiye’de gözde bir tatil adresi olması boşuna değil. Gidenler şehrin güzelliklerini anlata anlata bitiremiyor. Özellikle de insanlarını, müzelerini, parklarını… Artvin’in kapı komşusu Batum, kültürel özellikleri nedeniyle her anlamda Türkiye’ye yakın bir şehir. Havası Doğu Karadeniz’e çok benziyor. Yamaçlar çay ve narenciye bahçeleriyle kaplı. Haçapuri denilen peynirli pideleri de çok lezzetli. Havalimanından şehre kolayca ulaşıp Batum’u keşfetmeye başlıyoruz.

KAFKASLARIN ANTALYA’SI

Çoruh Nehri’nin taşıdığı alüvyonların oluşturduğu geniş ve verimli bir ova üzerine kurulan Batum, eski bir liman kenti. Nüfusu 150 bin civarında olan kentin tarihi, üç bin yıl öncesine uzanıyor. Bazı kaynaklara göre 1,8 milyon yıl önce bu topraklardan göç eden kavimler Avrupa’nın temelini atmış. Acara denilen yöre halkı kimliğini zaman içerisinde Müslümanlıkla özdeşleştirmiş. İki bin yıllık alfabesiyle yaşayan en eski dillerden biri olan Gürcüce’nin farklı bir lehçesini konuşuyorlar. Özellikle sınıra yakın bölgelerde Türkçe çok yaygın. Dahası, Batum’da Türkler çok seviliyor. Kentteki yemek gelenekleri de Türklere çok benziyor. Sofrada elleri çok bol ve ikram etmek çok makbul. Yalnız başına yemek neredeyse ayıp sayılıyor. Acara halkı, Roma döneminde Hristiyanlığı kabul etmiş. Osmanlı’nın Kafkasya bölgesini fethiyle birlikte, 15. yüzyıldan itibaren halkın büyük bölümü Müslümanlığı benimsemiş. 19. yüzyıldaki Osmanlı – Rus Savaşları’nın ardından halk kitleler halinde Anadolu’ya göç etmiş. Günümüzdeki Batum ise yarı tropikal iklimi ve muhteşem kumsallarıyla Kafkasların Antalya’sı olarak anılıyor. Çarlık Rusya’sında generallerin, Sovyet döneminde ise bürokratların yazlıkları buradaymış. Son yıllarda Türkiye ile geliştirilen iyi ilişkilerin de etkisiyle de hızlı bir gelişim sürecine girilmiş. Batum’da son beş yılda yaşanan değişim olağanüstü. Kent adeta yeniden kuruluyor. Şehrin gösterişli yapılarından biri olan Eski Postane Binası, kentin iki merkez caddesinin kesiştiği noktada yükseliyor. Sovyet döneminden kalma devasa apartmanlar hızla yenilenip renklendiriliyor. Sahildeki Batum Devlet Parkı ise kentin ortasında yemyeşil bir adayı andırıyor. Taçsız Kral olarak anılan Şair İlya Çavçavadze’nin heykelinin süslediği park, keyifli yürüyüş parkurlarıyla büyük bir gezi alanı. Görkemli Opera Sarayı yürüyüş mesafesinde. Batum Üniversitesi ise Çarlık Rusyası’ndan miras.

BİR MİLYON TURİST

Dağ ile deniz arasına kurulmuş kentlerin doğal cazibesini taşıyan Batum’u tanımanın en iyi yolu, uzun yürüyüşler yapmak. 2012’de bir milyon turist ağırlamaya hazırlanan Batum’da görülmeye değer yer çok. Batum (Orta) Camii, zarif bir Osmanlı eseri. 10 güzel müze arasında Acara Devlet, Sanat, Teknoloji ve Etnografya konsepti ön plana çıkıyor. Kentteki üç milli parkın toplam gezi alanı 40 bin hektara ulaşıyor. Yüzüncü yaşını kutlayan Batum Botanik Parkı ise dünyaca ünlü. Kendi içinde yukarı, aşağı ve sahil olarak üç bölüme ayrılan park, iki binden fazla türde bitkiye ev sahipliği yapıyor. Şehir merkezinden Gonio’ya uzanan yol ise keyifli bir seyirlik. Kafkas Dağları’nın görkemli kıvrımları ile Karadeniz’in sonsuz maviliği yolumuza eşlik ediyor. Batum’a 15 kilometre uzaklıktaki Gonio, sevimli bir sahil yerleşimi. Kemerli eski taş köprüsüyle dikkat çeken Ahalsopeli Köyü, Çoruh Nehri’nin Karadeniz’e döküldüğü noktaya kurulmuş. Kapı komşusu olan çiftçi köyü Adlia, köpek üretme çiftlikleriyle tanınıyor. Gonio sahilindeki Apsaros Kalesi, Roma döneminde inşa edilmiş. Uzun yıllar Osmanlı hâkimiyetinde kalan kalede Türk hamamları ve mezarlar bulunuyor. Kalenin eteklerinde başlayan Gonio Plajı, Doğu Karadeniz’deki en uzun kumsallardan. Sarp Sınır Kapısı’na varınca Türkiye’ye el sallamayı ihmal etmiyoruz. Batum’da gezi listenize Kobuleti ve Keda gibi sayfiye yerlerini de ekleyebilirsiniz. Kobuleti şehri, Osmanlı döneminde Çürüksu adıyla anılmış. Keda ise tarihi köprüleriyle ünlü.

MANOLYA VE AKORDEON

Şehrin simgelerinden biri olan manolya çiçeği Batum’da çok seviliyor. Şehrin hemen her yerinde görülen manolya, kozmetikten ilaç sanayine kadar pek çok alanda kullanılıyor. Kahve kültürü de Batum’daki günlük yaşamın önemli bir parçası. Özellikle kapı önlerinde ayaküstü kahve sohbetleri yapmak eski bir gelenek. Türk kahvesinden aromatik kahvelere kadar tat, koku ve sertlik derecelerine göre onlarca çeşide ayrılan Batum kahvelerinin, sihirli bir zindelik verdiğine inanılıyor. Kentte kahve keyfi yapılabilecek en iyi yerlerden biri olan Batum Limanı ise yıl boyu renkli etkinlikler ve sokak müzisyenleriyle şenleniyor. Limandan kalkan teknelerle Batum kıyılarını keşfetmek mümkün. Kentin yaşayan geleneklerinden biri olan el yapımı özel zıpkınlar ile balık avlama ritüeli, son yıllarda turistlerin çok beğendiği bir aktiviteye dönüşmüş. Rıhtım üzerindeki restoranların favorisi, deniz ürünleri ve dağ otlarıyla zenginleştirilen salatalar. Civardaki beş yıldızlı oteller, yenilenen spa bölümleriyle yeni sezona iddialı giriyor. Batumis Bulvarı’ndaki dükkânlardan çeşit çeşit kahve ve el işi ahşap eşyalar alabilirsiniz. Rıhtımda, sokak aralarında ya da kentin herhangi bir köşesinde kulaklarınıza mutlaka çalınacak akordeon tınıları ise size eski bir Kafkas masalı gibi gelecek. İşte o an Batum’u sevdiğinizi anlayacaksınız, tıpkı bizler gibi…

Gürcistan’ın İncisi Batum’da Gelişme ve Değişim

Rena Bendaliyeva bildiriyor – Gürcistan’ın Karadeniz kıyısında bulunan Acara Özerk Cumhuriyeti’nin yönetim merkezi olan liman kenti Batum her geçen yıl daha da gelişiyor.

Türkiye’nin Sarp sınır kapısından 20 kilometre uzaklıktaki Batum’u turizmin vazgeçilmez bölgesi ve Karadeniz bölgesinin cazibe merkezi haline dönüştürmeyi hedefleyen Gürcü hükümeti, son birkaç yıldır burada yoğun inşaat çalışmaları başlattı. Özellikle sadece 3 yıl öncesine bakıldığında şehrin neredeyse tamamen yıkılıp yeniden kurulduğunu söylemek mümkün. Çünkü daha önce var olan bakımsız, adeta dökülen binaları neredeyse görmek mümkün değil ve yeni binaların mimari yapısı ile birlikte yeni yapılanma insanı şaşırtacak düzeyde.

Uygulanan proje kapsamında Batum’daki Sovyet döneminden kalan, 20. yüzyıla ait binaların büyük bölümü yıkılıp yeni, modern binalar yapılırken, diğer yandan da 19′uncu yüzyıldan kalma binalar restore edilerek tarihi dokunun yeniden canlandırılması amaçlanıyor.

Tüm bu çalışmalar kapsamında kentteki tarihi binalar, tiyatro ve sinema binalarının restorasyon çalışmaları devam ederken, diğer yandan çeşitli yeni kültür merkezleri kuruluyor. Değişik tarzda yapılan ve üzerlerinde değişik heykelciklerin yer aldığı bu binaların mimari yapıları ve ışıklandırılması caddeleri daha canlı ve çekici hale getiriyor.

Kentteki bu yeni binalar ve çeşitli yerlere kurulan heykeller ve fıskiyeler bir bakıma antik çağların mimarisini andırıyor. Batum’daki yeniden yapılandırma çalışmaları kapsamında yeni kamu kurumları binalar ile çok sayıda park, opera, kültür ve sanat merkezleri de açılıyor.

Şehirdeki tüm binalar ışıl ışıl, çeşitli renklerle ışıklandırılan yollar ise palmiye ağaçlarıyla süslenmiş. Düz arazi yapısına sahip şehir merkezindeki tüm yollar yenilenmiş ve ışıklandırılmış durumda.

Batum’un sahil şeridine yakın kesimde inşaatı devam eden ve halen 9 kilometre uzunlukta olan Devlet Parkı ise, 20 kilometre uzunluğa ulaştırılarak ”dünyanın en uzun parkı” haline getirilmeye çalışılıyor.

Çok sayıda küçük otelin açıldığı Batum’da 5 yıldızlı otellerin sayısı da giderek artıyor.

Tüm bu çalışmaların yanında Gürcistan, Türkiye sınırındaki ”Sarpi” sınır kapısını da yeniledi. Daha önce Türkiye’den Gürcistan’a geçişte Gürcü tarafındaki insanı canından bezdiren ve bazen 1 saate kadar uzayan pasaport ve araç kontrolü işlemleri artık 10 dakika bile sürmüyor denilebilir. Ancak bu kez de daha önce çok hızlı olan ve işlemleri ”komşuya” nazaran ”anında” halleden Sarp sınır kapısı aynı hızını sürdürse de, ”Sarpi” kapısındaki yeni işlem hızı göz önüne alındığında görece ”yavaş” kalıyor.

Kenti sık sık ziyaret eden ve buradaki çalışmaları bizzat takip eden Gürcistan Cumhurbaşkanı Mihail Saakaşvili, açıklamalarında Batum’u, Karadeniz ve Kafkasya bölgesinin incisi haline getirmek için ellerinden geleni yapacaklarını söylüyor.

Batum’u dünyaya tanıtmak için zaman zaman Sting, Enrique Iglasias gibi ünlü sanatçıların kentte konser vermesi sağlanıyor. Uygulama, Azerbaycan, Ermenistan, Rusya gibi çeşitli ülkelerden bu sanatçıların hayranlarının konser için Batum’a gelmesinde önemli rol oynuyor.

İnşaat sektöründe Türkiye ile birlikte Azerbaycan, Kazakistan, Ermenistan ve Amerikan firmaları da boy gösteriyor. Bu sektörde izlenen bir başka ilgi çekici değişiklik ise, birkaç yıl öncesine kadar bölgedeki inşaatlarda çalışan işçilerin büyük çoğunluğu Türk vatandaşı iken, bugünkü inşaat işçilerinin tamamına yakınının Gürcü vatandaşı olması.

– ULAŞIM-

Farklı bir ülkeyi görmek, kültürünü tanımak isteyen Türk vatandaşları, yanlarına pasaportlarını alıp, 10 dakika süren pasaport işlemlerinin ardından artık vizeye gerek duymaksızın Sarp sınır kapısından Gürcistan’a giriş yapabiliyor. Sınırdan geçişin kolay olmasının da etkisiyle başta Trabzon, Rize, Artvin ve Hopa olmak üzere Karadeniz bölgesindeki çok sayıdaki insanımız özellikle yaz döneminde hafta sonlarını Batum’da geçiriyor.

Özellikle yaz aylarında Karadeniz bölgesini ziyaret edenlerin Rize’ye kadar gelmişken Batum’u da görmesinde yarar var. Çünkü sınırın Gürcü tarafında da Karadeniz bölgesi doğasını aratmayan bir manzara bulunuyor.

Karayolunu kullanmak istemeyen Türk vatandaşları, İstanbul ve Ankara’dan da uçakla doğrudan Batum uluslararası havalimanına iniş yapabiliyor. Türk yolcu uçaklarının Batum Havalimanını ”iç hat seferlerinde” kullanması ise, özellikle buraya gelmek isteyen Türk vatandaşlarına daha düşük maliyet sağlıyor.

Benzerinin dünya genelinde az olduğunu düşündüren bu ilginç uygulamada, Türkiye’nin istenilen noktasından Batum havalimanına bağlı Hopa terminaline kadar uçak bileti alan yolcular, havalimanından gümrük girişi yapmadan otobüslerle Hopa’ya, buradan da Sarp sınır kapısına geçebiliyor. Resmi olarak Türkiye’de, fiili olarak Gürcistan’da olan bu yolcular otobüslerle Hopa’ya, sonra da Sarp sınır kapısına ulaşıyor. Burada resmi işlemler tamamlandıktan sonra tekrar ama bu kez resmi olarak da Gürcistan’a giriş yapıyor…

Böylece maliyeti nispeten düşük bir şekilde, bir başka ülkenin kültürünü görme şansını yakalamak mümkün olabiliyor.

-TATİL ZAMANI-

Gürcülerin gözde sayfiye yeri olan Batum, ayrıca Azerbaycan, Rusya, Ermenistan ve İran vatandaşlarının da tatil yapmak için tercih ettiği önemli bölgelerden biri haline geldi. Bu nedenle de yaklaşık 160 bin olan nüfusu, yaz aylarında katlanarak artıyor.

Kentte lüks veya 5 yıldızlı otellerin dışında gecesi 100 TL’den başlayan küçük oteller veya günlüğü 30 TL’den başlayan pansiyonlar önde gelen ve çok tutulan konaklama seçenekleri arasında yer alıyor.

Sabah erken saatlerde Batum merkezine çıkıldığında ortalığın ”bomboş” olmasına şaşırmamak gerek. Çünkü yerlisi yabancısı günün erken saatlerinden itibaren plajları dolduruyor. Dış tarafında restoran ve giyim mağazalarının da yer aldığı plajlarda saati 2,5 TL gibi bir fiyatla şezlong kiralayıp, yerinizden ayrılmadan ortalıkta dolaşan seyyar satıcılardan haşlanmış mısırdan Gürcülerin ”çurçhella” dediği tatlı sucuğa kadar çeşitli yiyecek, içecek, çekirdek gibi bir çok ihtiyacınızı karşılayabiliyorsunuz.

Sahil kıyısındaki park ile kafeler ise akşam saatlerinde günün yorgunluğunu atmak isteyenlerin hücumuna uğrarken, bu parkta yer alan ve Türk vatandaşları tarafından işletilen bir restoran ile kafe en revaçtaki işletme olarak göze çarpıyor.

Bazen sabaha kadar çalışan gece kulüpleri kentte hayatın 24 saat boyunca sürdüğünü gösterirken, Batum’a yönelik bu ilgide belli bir pay ise şüphesiz 5 yıldızlı otellerdeki ”casinolar” ile para atılarak oynanan şans oyunu makinelerinin yer aldığı ”slot club”lar…

Batum’a ilk kez gelen biri şehri yakından tanımak isterse, yapması gereken tek şey şehir merkezinde faaliyet gösteren enformasyon merkezine gitmesi. Burada her hangi bir ücret ödemeden kentin haritasını ve görülecek yerlerle ilgili broşürleri elde etmek mümkün.

-BATUM’DA GÖRÜLECEK YERLER-

Eski Osmanlı toprağı olan Batum’da tek Osmanlı eseri olarak ayakta kalan Orta Camii, 1866 yılında inşa edilmiş. İlk kuruluşunun 4′üncü yüzyıla kadar uzandığı söylenen Batum’un camilerinin tarihi ise Osmanlı dönemine dayanıyor. İlk olarak Aziziye Camii, ardından Muptiye ve Ahmediye camileri inşa edilse de, bir yangın felaketi sonunda bu camilerin yerini bugünkü Orta Camii almış.

Halk arasında ”Türk Mahallesi” olarak adlandırılan caddede bulunan Orta Camii, Acara kökenli bir hayırsever tarafından yaptırılmış. Caddenin ”Türk mahallesi” olarak adlanmasının sebebi ise, burada Türkler tarafından işletilen çok sayıda otel, lokanta, pastahane, berber, kasap ve lokal bulunması.

Batum’da bulunan çok sayıda müze ise pazar hariç her gün açık ve şehrin çok büyük olmaması müzelerin sorunsuz bir şekilde dolaşılmasını kolaylaştırıyor.

Batum limanı, ”Dolfinaryum” (Yunus merkezi), Deniz Akademisi, eski Batum, 1881 yılında kurulan ve içinde hayvanat bahçesinin de yer aldığı 6 Mayıs Parkı, Aziz Mari katedrali, 1904 yılında yapılan Sinagog ve 1890 yılında yapılan Ermeni kilisesi görülebilecek yerler arasında yer alıyor.

Değişik binalar, parklar ve müzelerin dışında eski SSCB’nin en büyük botanik bahçelerinden biri olduğu belirtilen ve kentin 9 kilometre dışında yer alan Batum Botanik Bahçesi, genel olarak botanik konusuna tamamen yabancı olanların bile ilgisini çekiyor. 111 hektarlık alanda kurulan Botanik Bahçesi’nde Kafkasya’ya özgü bitkilerin yanı sıra, Uzak Asya, Yeni Zelanda, Güney Amerika, Himalayalar, Meksika ve Avustralya gibi çeşitli ülkelerden getirilen 2 bini aşkın bitki türünün bulunduğu ifade ediliyor.

-SARP’IN ÖTE YANI-

Sınır kapısından başlayıp Batum’a kadar kilometrelerce uzunluğa sahip plajlar sabahın erken saatlerinden itibaren kalabalıklaşmaya başlıyor. Temiz deniziyle tanınan Sarpi kasabası, hem Gürcü vatandaşların hem de turistlerin denize girmek için en çok tercih ettiği plajlar arasında yer alıyor.

Sarpi kasabası, insana iki ayrı kültürü bir arada yaşama fırsatı veriyor. Öyle ki, Gürcistan’da olmanıza rağmen plajdayken sınırın bir tarafında Türk bayrağının, öbür tarafında Gürcü bayrağının dalgalanması size farklı hisler yaşatıyor. Aynı şekilde bulunduğunuz yerden Gürcistan tarafına baktığınızda kilise görünüyor, Türkiye tarafına baktığınızda cami ve bir kaç kilometre uzakta olsa da o sırada okunan ezan size kadar ulaşıyor…

Sarpi kasabası, Gürcistan’daki Türk vatandaşlarının da denize girmek için özellikle gittiği bir yer. Çünkü tabiat ve genel manzarasının Türkiye’de olduğunuz hissini uyandırması, ”bir kaç adım ötesi”nin Türkiye olması bu seçimde en büyük rolü oynuyor elbette…

Batum’da olduğu gibi burada da Türk lokantaları faaliyet gösteriyor. Halkın büyük bir bölümü Türkçe biliyor ve Türk vatandaşlarını oldukça sıcak karşılıyorlar.

Sarpi kasabasından sonra gelen Gonio beldesi de yine plaj, kafe, restoran ve yol boyunca uzanan otelleriyle birlikte, tepelere doğru uzanan yeşiliyle de dikkati çekiyor.

Çoruh Nehri’nin Karadeniz’e döküldüğü noktaya kurulan Gonio, küçük bir sahil kasabası. Yol boyunca sahildeki plaj şemsiyeleri, kafeler ve gece klüpleri kaybolmak bir yana, azalmıyor bile.

Gonio’da görülmesi gereken yerlerden biri sahildeki Apsaros veya Kolkheti olarak bilinen tarihi kale. Roma döneminde yapılan, Bizans ile Arap egemenliğinde kalan kale, 1478′de Osmanlı egemenliğine geçmiş.

-İZLENİMLERDEN DETAYLAR-

Batum’da inşaat sektörünün hız kazanmış olmasına rağmen işsizlik hala önemli ve yöre insanının geçici iş bulmak için Türkiye’ye geçmesi sıradan bir olay olarak görülüyor.

Gonio ziyaretimiz sırasında bir genç yanımıza yaklaşarak, Türk olup olmadığımızı sordu, Türk olduğumuzu söyledik. Genç, ”geçen yıl Türkiye’ye gittiğini, 30 TL yevmiyeyle bir süre fındık topladığını, ancak iş bitince parasını alamadığını” anlattı.

Anlattığı olaya rağmen Türkiye’ye hayran olduğunu gizlemeyen ve oldukça saygılı davranan genç, Gürcüce konuşsak da kendi konuşmasını Türkçe sürdürmeyi tercih etti.

Gonio’daki kaldığımız otel yakınındaki bir dükkanı işleten yaşlı kişi de, alışveriş için dükkana her girdiğimizde Gürcüce veya Rusça hitap etmemize rağmen Türk olduğumuz için sürekli Türkçe konuşmaya çalıştı.

Oteldeki çalışanlarla diyaloglarımız da az sayıda kelime ve çok bilinen bazı atasözlerle kısıtlı kalsa bile Türkçe ağırlıklı olarak gerçekleşti. Böyle olması için çaba harcayan ise yine otel görevlileriydi.

Batum daha kozmopolit olduğundan bu tür izlenimler elde etme imkanı daha az oluyor. Ancak Sarpi ve Gonio’nun sınıra çok yakın olması ve belki de sakinlerinin daha sıcakkanlı olmaları nedeniyle sık sık tebessüm etmenize yol açan benzeri olayları yaşamanız çok daha olası?

Bu arada, karayoluyla gittiğinizde Türkiye’den çıkışta ”Sarp” sınır kapısını, Gürcistan’a girişte ”Sarpi” sınır kapısını kullanmanız aslında Türkçe’deki bazı kelimelerin sonuna bir ‘i’ takısı alarak Gürcü diline yerleşmesi gibi dillerin birbiriyle iletişimi konusunda size ilginç ipuçları verebilir. Mesela, Türkçe’de günlük hayatta sıklıkla kullandığımız bazı kelimeler Gürcü dilinde de sıklıkla karşımıza çıkıverir; halk-halki, meydan-meydani, dükkan-dükani, çanta-çanta, patlıcan-patlıcani, pencere-pancara, hortum-hortumi, köpek-kopeki, ıspanak-ıspanahi…

Resmi dil Gürcüce olsa da Acaralıların Gürcüce dışında bir yandan kendi dillerini de konuştuklarını belirtmek gerekir. Acara dili hafif Lazca’ya benzemektedir.

Batum’da ilgi çekici ama pek anlam veremediğimiz bir inşaat çalışması ise, hala yapım aşamasında olan ve bittiğinde Gürcü alfabesinin devasa boyutlarda resmedilmiş olacağı ”alfabe kulesi”. Gürcü alfabesinin dünya genelinde yaygın olarak kullanıldığını söyleyebileceğimiz Latin, Kiril veya Arap alfabelerinden oldukça farklı olduğunu belirtmek gerekir. Kent sakinlerinin ifadesine gore bu kule, halkın alfabeyi daha rahat ezberlemesi ve turistlerin Gürcü alfabesiyle tanışmasını amaçlıyor.

Anlam verilmesi zor bir başka bina ise ”ters kule” veya ”V” denilebilecek şekilde inşa edilen bir yapı. Renkli ışıklarla süslenen bina gerçekdışı bir izlenim veriyor ve sürekli bakma hissi uyandırıyor.

Batum’daki balık pazarı, balık sevenler için mutlaka uğranılması gereken bir yer olarak öne çıkıyor. Mevsimine gore taze balıkların satıldığı ve fiyatların Türkiye’den oldukça ucuz olduğu bu pazarda aldığınız balığı orada temizletip, pazarın hemen yanındaki kafelerde pişirtebiliyor ve elbette yiyebiliyorsunuz, tabii bu kafelerde yer bulabilirseniz. Çünkü balık severler özellikle akşam saatlerinde buraya adeta akın ediyor.

İlgi çekici bir başka konu ise, Türk sınırına çok yakın olmasına rağmen pazarda, marketlerde Türk malı gıda ürünlerinin yok denecek kadar az olması…

Batum da turizm yatırımı yapmanın avantajları

  • Batum şehrinde devlet yatırımlarının %49′u turizm sektörüne yapılmakta olduğundan turizm batumda yatırım yapmak için önceliği olan bir sektördür.
  • Batum şehrinin ve çevresinin doğal güzellikleri çeşitli kış ve yaz turizmi aktiviteleri için oldukça müsait bir ortam sunmaktadır. Çok kısa bir mesafe içinde hem denize girebileceğiniz hem kayak yapabileceğiniz eşşiz bir doğaya sahiptir. Bu nedenle Batum’da turizm 12 ay sürer.
  • Yapılan ve yapılacak olan yeni anlaşmalar ile bir çok ülke ile vizesiz giriş çıkış olanakları.
  • Uluslarası etkinliğe ve kaliteye sahip deniz, hava ve kara ulaşım şartları. Batum’da hem liman hem havaalanı hemde demiryolu bulunmaktadır.
  • Uluslararası Marka Oteller Batum’da bulunmaktadır. Oteller sayfamızı inceleyebilirsiniz.
  • Ortaya çıkan yeni turistik bölümler: Kruvaziyer Turizmi & Kışlık Tatil Yerleri
  • Farklı kültürlerin birleşimi, Nefis mutfağı ve muhteşem misafirperverlik
  • Turizm sektöründe yerli nüfusun çoğunluğunun katılımı
  • Hızlı gelişen konaklama altyapısı

Medea Heykeli Avrupa Meydanı

Medea Heykeli; Avrupa Meydanı’nın ortasın yükselen, elinde altın post olan Medea Heykeli, Batum’a her gelenin mutlaka uğradığı bir yer. Altın Post, Yunan mitolojisinde ihtişamı, zenginliği ve iktidarı sembolize eden postun adıdır. Eski Yunanlılar için “dünyanın bittiği yer” olan Kafkaslar, Yunan mitolojisinde önemli bir yeri olan Jason ve Argonotlar efsanesinin de yaşandığı yerdi. Şehri yürüyerek gezenler, hemen her yerden görülebilen şehrin bu simge yapısı ile yollarını kolayca bulabilirler.

 

Ali ve Nino Aşk Heykeli

Gürcistan’ın Batum kentinde bulunan “Aşk Heykeli” iki genç insanın aşkına temsilen Tiflis doğumlu (Amerika’da yaşayan) Tamara Kvesitadze isimli heykeltıraş tarafından yapılmıştır. Aşk Heykeli, Kurban Said’in baş yapıt niteliğinde olan romanı Ali ile Nino’nun aşkını ifade etmektedir.

1905 Bakü’de yahudi bir babanın oğlu olarak doğmuş olan Kurban Said’in asıl adı Lev Nussimbaum’tur. Doğu ile Batı arasında kalmış imkansız aşkın sahipleri Ali ile Nino, Gürcü ve Azeri kimliklerinden dolayı Aşk Heykeli’ne konu olmuşlar, aşkın ve barışın temsilcisi olarak heykelleştirilmişlerdir. Hazar Denizi’nin kıyısındaki Bakü, Asya-Avrupa ve Doğu-Batı ile içiçedir ama bir o kadar da karşı karşıyadır. Doğu tarafındaki Ali ve batıya yakın duruşuyla Nino, okul yıllarında birbirlerine aşık olurlar ve bu imkansız aşkı yaşatmak için uğraşırlar. 1. Dünya Savaşı ve Rus Devrimi boyunca bağımsızlık savaşı veren Azerbaycan’ın kaos dolu ortamındaki Ali, Asyalı atalarının inançlarıyla Avrupalı Nino arasında bir seçim yapmak zorunda kalır (Nino aristokrat ve hristiyan bir ailenin kızıyken Ali tam karşıtı Müslüman gelenekleriyle köklü bir ailenin oğludur,burada kendi içlerinde değerlerine ve görmüşlüklerine karşı çeliştiklerini de not düşelim). Azerbaycan edebiyatının klasiklerinden olan roman, aynı zamanda Azerbeycan’ın klasiği olmuş bir heykelin de öyküsüdür. Aşk Heykeli, 7 metrelik bir kadın ve erkek figüründen oluşmakta ve mekanik bir düzenle işlemektedir. Öyle ki bu düzen yaklaşık 10 dakikada bir iki aşığı öpüştürmekte ve birbirlerinin içinden geçirerek birleştirmektedir. İnsanlık Anıtı’ndan en büyük farkı hareketli olması olan bu Aşk Heykeli, modern metalleri içeren bir üslupla hazırlanmıştır. Adını sevda koyup iki aşığı ölümsüz kılan Aşk Heykeli fazlasıyla ziyaret edilmekte ve çevresinin aşka, sevgililere uğur getirdiği düşünülmektedir.